şuraya istediğim şeylerin listesini yapmaya kalksam bir elin parmaklarını geçmez maddeler. 

Bu adamlar çok şey biliyor.

ifşa

Bu adamlar çok şey biliyor.

ifşa

Ne çok yalan söyleniyordu yeryüzünde; sözle, yazıyla, resimle ya da susarak.. — Yusuf Atılgan
Yaşadıklarıma bir hikâyeymiş gibi bakmak istiyordum ayrıca. Kendi yaşamıma bir hikâye gibi bakarsam geriye dönüp düzeltme şansım olacaktı sanki.

madde 82: mütevazı hakikatler

1- günlerden ben. kimseye saygı duymuyorum. günaydın ey güvercinler. köyümün güvercinleri şehrimin güvercinlerinden çok daha vakur ve beni sabah öperek uyandırıyorlar. 

2- günlerden sen. herkese saygı duydun, duyalım dedin. hadi acımasız olmayayım, herkese değil ama birçok kişiye. ama ben kimseye kolay kolay saygı duymam. hele sevme kabiliyetim söz konusuysa. 

3- günlerden onlar. evlerine veya denizlerine koşuyorlar. küçük zaferler ya da büyük mevkiler peşindeler. benden korkuyorlar çünkü çünküsü yok. benden tiksiniyorlar çünkü canlarını sıkıyorum.

4- günlerden biz. hepiniz haksız çıkacaksınız.

5- günlerden siz. neden benimkiler doğru değil de saygı duyulası? ne münasebet bu uyuşmazlık? söyleminizi inceltmeyin ya da yumuşatmayın, ötekileştirmek bazen iyidir.

“Çağımızda geçmiş yüzyılların bilmediği, kısa ömürlü bir yaratık yaşıyor. Sinemadan çıkmış insan. Gördüğü film ona bir şeyler yapmış. Salt çıkarını düşünen kişi değil. İnsanlarla barışık. Onun büyük işler yapacağı umulur. Ama beş-on dakikada ölüyor. Sokak sinemadan çıkmayanlarla dolu; asık yüzleri, kayıtsızlıkları, sinsi yürüyüşleriyle onu aralarına alıyorlar, eritiyorlar.”

misswallflower:

I want to fall asleep in my room,in my bed,blinds closed,everything around me silent and dark. Life outside nonexistent.
I want to sleep for a week,a month,a year.
I’m just so tired of everything and everyone. 
I want to close my eyes and disappear into nothingness. The Abyss.
“And when you gaze long into an abyss, the abyss also gazes into you.” 

misswallflower:

I want to fall asleep in my room,in my bed,blinds closed,everything around me silent and dark. Life outside nonexistent.

I want to sleep for a week,a month,a year.

I’m just so tired of everything and everyone. 

I want to close my eyes and disappear into nothingness. The Abyss.

“And when you gaze long into an abyss, the abyss also gazes into you.” 

anlık mutluluklar (mutlusuzluklar anlıktırbirikir) birikmiyor

Turgut Uyar

anlık mutluluklar (mutlusuzluklar anlıktırbirikir) birikmiyor

Turgut Uyar

kimi sevsem çıkmazı

“apartmanın girişindeki lambayı sen mi kırdın bülent?”
“hangisini?”
“otomatik yanan, sensörlü lamba.”
“hayır.”
“komşu görmüş, yalan söyleme. süpürge sapıyla kırmışsın dün gece.”
önüme baktım.
“neden kırdın?”
cevap yok.
“hasta mısın evladım? söyle bana, neyin var, neden kırdın lambayı, yapma böyle…”
“kırdımsa kırdım, ne olacak! çok mu değerliymiş?”
“lamba senden değerli mi evladım, lambanın amına koyayım, lamba kim? yöneticiye de dedim. lambanızı sikeyim, kaç paraysa veririz. sen değerlisin benim için.”
“beni görünce yanmıyordu baba.”
“nasıl ya?”
“görmezden geliyordu, yanmıyordu. kaç sefer yok saydı beni.”
“e beni görünce de yanmıyordu bazen, böyle el sallayacaksın havaya doğru, o zaman yanıyor.”
“hadi ya! sahiden mi?”
“evet. ucuzundan takmışlar. bizimle bir alakası yok.”
babama sarıldım, yıllar sonra.

                                                               erken kaybedenler, 141

.

.